Türkmen Şairi ve Mütefekkiri: Mahdumkulu Firaki

17.05.2026 - Murat Avcı
Türkmen Şairi ve Mütefekkiri: Mahdumkulu Firaki

Mahdumkulu Firaki(Firaği), 300 yıl önce (1724-1807) sözü, hikmetleri ve mesajları ile Türkistan coğrafyasında 18. Yüzyıla damgasını vurmuş klasik Türkmen şairi ve mütefekkiridir.

Mahdumkulu, Türkmen Edebiyatı’na öncülük ederek dönemin müşterek edebi kalıplarını yıkmış, mahalli dille yazdığı güzel şiirleri ile Türkmen Türkçesinin edebi yazı dili hâline gelmesine büyük hizmette bulunmuştur.

Mahdumkulu; âşıkane ve hâkimane üslupta yazdığı şiirlerinde dağınık hâlde yaşayan Türkmen boylarının ve Özbek, Uygur, Kırgız gibi diğer Türk boylarının birleşmesi gerektiği düşüncesinin temelini atmış yani Türk birliği düşüncesini 300 yıl önce seslendirmiştir.

Mahdumkulu; söz ve hikmetlerinde bağımsız devlet kurma ülküsünü, vatan ve insan sevgisini dile getirmiştir.

Mahtumkulu, mısralarındaki birlik mesajları ve hikmetleriyle Bağımsız Türkmenistan Cumhuriyeti’nin siyasî kodlarını ortaya koyan ideali oluşturmuştur.

Mahdumkulu, dinî ve millî konuları mükemmel şekilde işlediği eserleriyle kendi sınırlarını aşarak evrensel bir sanatkâr olmayı başarmış bir mütefekkir, insanlık için eşsiz bir kültür hazinesidir.

Mahdumkulu’nun, Türkmenler hakkında yazdığı, konusunu gerçek hayattan alan sosyal ve politik Türkçe şiirlerinde; vatan sevgisine, birlik beraberliğe, barışa, kardeşliğe ve bir devleti adaletle yönetmek için gerekli bütün insani değerlere çağıran milli bir ses duyulur.

Bu sebepledir ki; Mahtumkulu’nun 700 şiirinden yaklaşık 200 şiiri Türkmen müzisyenler tarafından yayımlanmıştır. Tursun Bahşı, Yoldoş Bahşı, Kalandar Bahşı, Komiljon Otaniyazov, Şerali Jorayev gibi Özbek bahşı ve müzisyenler için de esin kaynağı olmuştur.

Edebiyatçıların ortak ifadesiyle özetlersek; Mahtumkulu Firâkî, kuşkusuz Türkmen halkının manevi hekimi, siyasi dehası, ikbal yıldızı, âlimi, arifi ve şairler sultanı olarak her daim saygıyla yad edilecektir.

Türkmenler, “Mahdumkulu’nun söylemediği şey yoktur” derler. Onun ulusuna miras bıraktığı değerler baki kaldıkça onun adı da Türkmenlerin, Türk dünyasının gönlünde her daim baki kalacaktır.

Arzumuz; Türkçe yazdığı eserlerle Çin’den Şam’a kadar uzanan coğrafyada Türk halklarının kültürel birlikteliğine katkı sağlayan Ali Şir Nevai, Yunus Emre, Babürşah, Abay, Fuzuli ve Mahdumkulu Firaki gibi değerlere bütün Türk Devlet ve topluluklarındaki üniversitelerin sahip çıkmaya ve Milli Eğitim Bakanlığı ile TDT’nın ders kitaplarında bu şahsiyetleri tanıtmaya yönelik bilgilerin verilmesine öncülük yapmaya davet ediyorum.

Değerlerimizi tanımalıyız, değerlerimize sahip çıkmalıyız, değerlerimizi anma etkinlikleri ile gelecek nesillere taşımalıyız ki, Türklüğümüz ve Türkçemiz ebedi yaşasın…

İsmail Cengiz