ITC Genel Başkanı Ağa'dan 16 Ocak Türkmen Şehitleri Günü Mesajı

16.01.2026 - Abdullah Erfani
ITC Genel Başkanı Ağa'dan 16 Ocak Türkmen Şehitleri Günü Mesajı

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Genel Başkanı Mehmet Seman Ağa, 16 Ocak Türkmen Şehitleri Günü'nde yaptığı açıklamada şunları dile getirdi:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla...

Her yıl 16 Ocak’ta, Türkmen Şehitleri Günü'nü anıyoruz. Bugün, halkımızın hafızasında silinmez bir iz bırakmış, ölümsüz bir gündür. Zira 16 Ocak 1980 tarihinde, Türkmenler çok kıymetli dört liderini şehit vermiştir. Bu değerli liderler, mücadele ve vefa yolunda büyük bir iz bırakmışlardır.

Bugün yalnızca o dört liderle sınırlı değildir; aynı zamanda bir asrı aşkın süredir yaşanan katliamlarda, zor dönemlerde ve ağır şartlarda verdiğimiz tüm Türkmen şehitlerin günüdür. Milletimizin geçirdiği her dönem; fedakârlıklar ve tertemiz kanlarla dolu olup, onurlu bir direniş tarihini yazmıştır.

Şehitler, örnektir ve vefanın yoludur

Aziz kardeşlerim...

16 Ocak'ta şehit edilen liderlerimizden bahsetmek sıradan bir anma değildir; bu, onlara örnek olma çağrısıdır. Onlar, şu hususlarda nadir bulunan birer modeldi:

Aralarındaki güçlü bağlılık,

Karşılıklı sevgi ve vefa,

Dava uğruna samimiyet,

Millete ve halka hizmet,

Dünyevi bir karşılık beklemeksizin fedakârlık.

Milletlerine samimiyetle hizmet ettiler, son ana kadar halklarının yanında durdular ve bu toprak, bu kimlik ve bu varlık uğruna kanlarını feda ettiler.

Şehitlere karşı milli ve ahlaki bir sorumluluğumuz var

Bugün büyük bir hüzünle ifade ediyoruz ki, halkımızdan bazıları bu anlamlı günün değerini unutmaya başlamıştır. Oysa biz, bu günün herkesin vicdanında ortak bir gün olmasını diliyoruz.

Her bir ferdimizin, en azından şu görevleri yerine getirmesini arzu ediyoruz:

Sosyal medya hesabında bir vefa cümlesi yazması,

Şehitlerin kanına saygı olarak kısa bir paylaşımda bulunması,

İmkânı varsa kabirlerini ziyaret etmesi,

Ruhlarına Fatiha okuması,

Çocuklarına küçük yaşlardan itibaren şehadet ve vefa kavramlarını öğretmesi.

Zira kendi değerlerine sahip çıkmayan ve tarihine tutunmayan bir millet, ne kendisini ne de geleceğini koruyabilir.

Hafızayı korumak... ve kendimizle yüzleşmek

Diğer halklara bakınız… Bayraklarına ve şehitlerine nasıl sahip çıkıyorlar, evlatlarını nasıl bu değerlere saygıyla büyütüyorlar...

Bugün bizim de kendimizi gözden geçirmeye ve gerçekliğimizi onarmaya ihtiyacımız var. Zira bu değerler bir lüks değil; aksine, kimliğimizin ve varlığımızın temelidir.

Katliamlar ve tarihsel gerçekler: Unutulmaması gereken bir hafıza

Çektiğimiz acılar hiçbir zaman kolay olmamıştır. Biz, sadece Irak’ta değil, bölgenin genelinde zorluklar yaşayan bir halkın parçasıyız.

Bölgelerimiz yıllar içinde acımasız katliamlara tanıklık etti. Bunların başında Kerkük’te yaşananlar gelmektedir. Halkımıza, yalnızca kimlikleri ve varlıkları nedeniyle yapılan haksız saldırılar olmuştur.

Bu yüzden susmak bize yakışmaz. Nesilleri bu gerçeklerle yüzleştirmeli, tarihimizi olduğu gibi ortaya koymalıyız. Çünkü unutmak, zulmün kendisinden daha tehlikelidir.

Şehitler dünyalık peşinde koşmadı

Bazılarına rahat bir yaşam, makamlar, ofisler, güvenlik sunulmuştu... Ancak onlar fedakârlığı seçti.

Gerçekten denildiği gibi: "Sonunu düşünen kahraman olamaz."
Onlar, varlık mücadelesine girdiler; kişisel çıkarları değil, milletin geleceğini düşündüler. Her şeylerini feda ettiler.

Gençlere ve herkese önemli bir mesaj

Geleceğimiz gençlerimize bağlıdır. Onlara doğru bir örnek sunmalı, tarihlerini ve şehitlerini tanımaları için bilinç kazandırmalıyız. Zira sadakat bilinciyle büyümeyen nesiller, emanetin sorumluluğunu taşıyamaz.

Aramızda her zaman:

Karşılıklı destek,

Güzel söz,

Saygı,

İş birliği,

Safların birliği olmalıdır.

Zira düşmanlarımız çoktur, çevremizde bize iyilik dilemeyenler de vardır. Bu nedenle birliğimiz, en büyük gücümüzdür.

Birlik çağrısı ve ayrışmadan kaçınma

Herkesi, karalama, hakaret ve kötülemelerden uzak durmaya çağırıyoruz. Bu davranışlar bizi zayıflatır ve kötülüğümüzü isteyenlere hizmet eder.

Farklılıklarımızı bir çatışma değil, bir güç kaynağı haline getirelim. Islahı ve ortak sözü arayalım. Çünkü şehitler, bizim bölünmemiz için değil; bir ve bütün kalmamız için can verdiler.

Son dua

Yüce Allah’tan, Türkmen şehitlerimizi rahmetiyle kuşatmasını, kabirlerini nur ve cennet bahçesi kılmasını, halkımızı korumasını, bizleri hak yolunda sabit kılmasını ve bu kutlu yürüyüşü birlik ruhuyla sürdürme gücü vermesini diliyoruz.

Sonuç olarak...

16 Ocak, halkımız için son derece önemli bir gündür. Bugünün zihinlerimizde ve hafızamızda daima canlı kalması gerekir. Onu çocuklarımıza, öğrencilerimize ve gelecek nesillere aktarmalıyız. Zira:

Bir millet, şehitleriyle var olur...
Ve şehitlerini unutanın, geleceği olmaz.