Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, görev süresinin sonuna yaklaşırken yaptığı açıklamada, Irak’ın İran ve Amerika Birleşik Devletleri ile temas halinde olduğunu ve bu iki ülke arasında Bağdat’ta bir diyalog platformu oluşturulması için çaba gösterildiğini belirtti. Ayrıca, silahın yalnızca devletin tekelinde olması ilkesinin artık geniş bir ulusal mutabakatla kabul edildiğini vurguladı.
Başbakanlık Basın Ofisi tarafından yapılan açıklamaya göre, Sudani, Avrupa Birliği ülkelerinin Irak’taki büyükelçilerini kabul etti. Görüşmede 2025 seçimlerinin Irak siyasi sürecinde bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekerek, seçimlerin şeffaflığı, düzenli yürütülmesi ve halkın güçlü katılımının, halkın demokrasiye ve siyasal sürece olan güvenini kısmen geri getirdiğini ifade etti.
Hükümetin son üç yılda çeşitli sektörlerde önemli yapısal reformlar gerçekleştirdiğini ve yerli-yabancı yatırımlar için cazip bir ortam oluşturduğunu kaydeden Sudani, “Silahın yalnızca devletin elinde olması” ilkesinin artık genel kabul gördüğünü ve bunun uygulama zamanı ile yöntemi üzerinde çalışıldığını söyledi.
Sudani, mevcut küresel ortamda uluslararası hukuk düzeninin zayıfladığına, güç ve savaş mantığının yeniden öne çıktığına işaret ederek, bu durumun çok tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
Irak içindeki ve bölgedeki mevcut zorlukların güçlü, bağımsız karar alabilen bir hükümet gerektirdiğini dile getiren Sudani, "İmar ve Kalkınma Koalisyonu"nun halktan aldığı yetkiyle önümüzdeki dönemde siyasi sahnede önemli bir rol oynayacağını belirtti. Aynı zamanda Washington ve Tahran arasında Bağdat’ta bir diyalog zemini oluşturmak için temaslarının sürdüğünü de ekledi.
DEAŞ’la mücadelede uluslararası koalisyonla ilişkilerin ilerlediğini belirten Sudani, Ayn el-Esed Üssü’nün tamamen Irak güçlerine teslim edildiğini, Bağdat’taki danışman sayısının büyük ölçüde azaltıldığını ve Eylül 2026 itibarıyla Erbil’deki Harir Üssü’nün tamamen boşaltılacağını söyledi. Ancak Irak’ın DEAŞ’la mücadelede uluslararası koalisyonun aktif bir ortağı olmaya devam edeceğini vurguladı.
Suriye’deki istikrarsızlıktan duydukları kaygıya da değinen Sudani, cezaevlerinde bulunan DEAŞ ve benzeri aşırı grupların varlığına dikkat çekerek, kapsayıcı ve şeffaf bir siyasi sürecin Suriye için gerekli olduğunu ifade etti. Ayrıca, Irak’ın Suriye’nin istikrarını hem ulusal hem bölgesel bir öncelik olarak gördüğünü, ülkesinin güvenliğinin sağlandığını ve sınırlarının korunduğunu vurguladı.
Sudani son olarak, Gazze'deki kan dökülmesine, Lübnan’daki ihlallere son verilmesi ve Filistin halkının yaşadığı acıların sona erdirilmesi gerektiğini belirterek bu konulardaki Irak'ın tutumunun net ve sabit olduğunu ifade etti.