Irak Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Yargıç Faik Zeydan, bugün Cuma günü yaptığı açıklamada, savaş veya olağanüstü hâl ilanının Cumhurbaşkanı ile Başbakanın ortak talebi ve Irak Parlamentosu üyelerinin üçte ikisinin onayıyla gerçekleştirildiğini belirtti.
Yargıç Zeydan, makalesinde, “Savaş hâlinin ilanı, doğurduğu büyük siyasi, askerî ve hukuki sonuçlar nedeniyle, anayasa ve yasalar uyarınca yalnızca devlete ait olan en tehlikeli egemenlik kararlarından biridir. Irak’ta anayasa, bu meselenin kötüye kullanılmamasını sağlamak ve devleti koruma ile demokratik düzeni muhafaza etme arasında denge kurmak amacıyla bunu titizlikle düzenlemiştir” dedi.
Zeydan, “2005 tarihli Irak Anayasası, savaş hâlinin ilanı için açık bir mekanizma öngörmüştür. Bu karar bireysel ya da rastgele şekilde alınamaz; aksine belirli anayasal prosedürleri gerektirir. Anayasa’nın 61. maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre savaş veya olağanüstü hâl, Cumhurbaşkanı ile Başbakanın ortak talebi üzerine ilan edilir, ardından bu talep onay için Irak Parlamentosu’na sunulur” ifadelerini kullandı.
Ayrıca, “Anayasa, savaş hâlinin ilanı için Irak Parlamentosu üyelerinin üçte ikisinin onayını şart koşmaktadır. Bu şart, söz konusu kararın ne kadar ciddi olduğunu yansıtmakta ve silahlı bir çatışmaya girilmeden önce geniş çaplı bir ulusal mutabakatın bulunmasını amaçlamaktadır” diyen Zeydan, “Irak Anayasası, savaş hâlinin ilanı konusunda dış ve iç tehlikelere karşı devleti koruma gerekliliği ile demokratik düzenin korunması ve istibdadın önlenmesi arasında denge kuran hassas bir hukuki çerçeve ortaya koymuştur. Bu da vatandaşların haklarının korunması ve devletin istikrarının sağlanması açısından anayasal hükümlere bağlı kalmanın temel bir güvence olduğunu teyit etmektedir” dedi.
Yargıç Zeydan, “Bazı silahlı grupların tutumları ve savaş ile barış kararlarını tek başına almaya çalışmaları, devletin egemenliği ve toplumun istikrarı açısından ciddi bir tehdit oluşturmakta, ayrıca hukuki ve güvenlik bakımından kaosa yol açmaktadır” dedi.
Zeydan, “Bu silahlı grupların, fiilen savaş niteliği taşıyan faaliyetlerde bulunarak savaş hâlini tek taraflı ilan etmeleri, anayasanın açık bir ihlalidir. Çünkü bu hak, halkın iradesini temsil eden ve düzenli bir hukuki çerçeve içinde hareket eden meşru anayasal makamlarla sınırlıdır. Bazı gruplar böyle kararlar aldığında, bu durum devletin otoritesini zayıflatmakta ve hukukun üstünlüğü ilkesini aşındırmaktadır” ifadelerini kullandı.
Devamla, “Güvenlik açısından bakıldığında, bu tek taraflı tutum askerî karar alma merkezlerinin çoğalmasına yol açmakta, bu da kargaşa ve istikrarsızlık ortamı yaratmaktadır. Ayrıca geniş bir ulusal mutabakat olmaksızın ülkeyi iç veya bölgesel çatışmalara sürükleyebilir. Devlet çerçevesi dışında silahın yaygınlaşması da toplum içindeki farklı taraflar arasında silahlı çatışmaların yaşanma ihtimalini artırmaktadır” dedi.
Zeydan şöyle devam etti: “Siyasi açıdan ise bu davranış demokratik sistemi tehdit etmektedir. Çünkü seçilmiş kurumları devre dışı bırakmakta ve onların rolünü marjinalleştirmektedir. Bu da vatandaş ile devlet arasındaki güvenin sarsılmasına yol açabilir. Aynı şekilde, savaşla ilgili resmî olmayan kararlar, hukuka tabi olmayan tasarruflar nedeniyle devleti uluslararası izolasyona veya yaptırımlara maruz bırakabilir.”
Ayrıca, “Toplumsal düzeyde bu durum, vatandaşların hayatına olumsuz yansımaktadır. İnsanlar korku ve belirsizlik içinde yaşamakta, güvenlik gerilimlerinin sürmesi nedeniyle kamu hizmetleri ve ekonomi zarar görmektedir” diyen Zeydan, “Bazı silahlı grupların savaş hâlini tek taraflı ilan etmesi, ulusal egemenliği tehdit ettiği ve hukuki düzeni zedelediği için devlet ve toplum açısından son derece ciddi bir tehlikedir. Bu nedenle silahın yalnızca devletin elinde toplanması ve güvenlik ile istikrarın sağlanması, ayrıca hukuk ve meşruiyet temelinde güçlü bir devletin inşa edilmesi için anayasal kurumların rolünün güçlendirilmesi zorunludur” dedi.